Son yıllarda yaşlanma ve yaşlılığa bağlı hastalıklar ile ilgili araştırmalara yapılan yatırım ciddi bir artış gösterdi ve herkes gençlik formülünü gizliden gizliye beklemeye başladı. Yaşlanmanın bilinen en temel sebebi telomerlerin kısalması sonucunda hücre bölünmesine izin vermeyerek yaşlanarak ölmesidir. Hatta yaşlılığa bağlı olan hastalıkların ve hatta ölümün de temel sebebi olarak telomerlerin kısalması sonucu ortaya konulmuştur. Bende bu yazımda sizler için telomerin ne olduğu ve yaşlanma ilişkisinin nasıl olduğunu sizlere anlaşılır bir biçimde anlatmaya çalışacağım.

Telomer Nedir?

Telomerler kromozom denilen DNA zincirlerinin uçlarındaki anlamsız nükleotit dizileridir ve asıl anlamlı olan genleri koruyucu bir işlevi vardır. Genç insanlarda 8.000 ila 10000 nükleotitten oluşan telomerler, her hücre bölünmesinde uç kısımdan bir miktar nükleotit kaybederek kısalır. Öyle ki, belli bir eşik değerine geldiğinde hücre bölünemez hale gelir ve ölür. Hatta bu sebeptendir ki, laboratuvar araştırmaları sırasında hücreler bir kaç bölünmeden sonra çok fazla telomer nükleotiti kaybederek ölür ve araştırmayı zora sokar. Halk arasında ‘ecel’ olarak bilinen bu duruma biyolojik olarak bir ‘iç saat’ anlamımda kullanılır. Yakın zamanda Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları tarafından yapılan bir araştırma sonucu; insan telomerleri laboratuvar ortamında hızlı ve etkili bir şekilde uzatıldı. Telomerleri uzatılan insan deri hücreleri, diğerlerine göre çok daha genç gibi davrandığı ve ölmek yerine, 40’dan fazla kez bölünmeye devam ettiği açıklandı. Bu çalışmanın sonucuna bakarak bile telomerlerin hücre bölünmesine etkisinin ne oranda olduğunu anlamak mümkün.(Araştırma 26 Ocak 2015 tarihinde FASEB Journal ‘de yayımlandı.) Bu yeni yaklaşım sayesinde yaşlılığa bağlı hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde yeni bir yol açıldığı kesin. Aynı zamanda, telomer kısalması ile ilişkilendirilen, genetik hastalıklar için de bu potansiyel tedaviden yararlanılabilecek.

Yaşlanma Ve Telomer İlişkisi

Yazımın başında da değindiğim gibi yaşlanma doğal bir süreç olup, yapılan çalışmalar sonucunda telomer ile ilişkilendirilmiştir. Hücre bölünmesi görevi olan telomerler zamanla kısaldığı için hücre bölünemediği zaman artan yüzey-hacim oranına, artan büyüklüğüne karşı herhangi bir cevap veremez ve bunun sonucu olarak da hücre ölümü meydana gelir. Hücre, yeni hücreler oluşturamadan öldüğü için, organizmanın genelinde yaşlanma meydana gelir.

Peki O Zaman Neden Hücrelere Telomeraz Takviyesi Yapıp İnsan Ömrünü Uzatmıyoruz?

Telomer ile ilgili yazılan yazılardan sonra en çok sorulan soru hücrelerimize telomer ekleyerek ömrümüzü uzatabilir miyiz? oluyor. Aslında bu sorunun yanıtı bilimsel olarak mümkün ancak pratikte çokta mümkün değil. Çünkü bizde somatik hücre sayısı oldukça fazla ve vücudumuzun çok çeşitli yerlerine dağılmış durumdadır. Burada yapılabilecek bir gen tedavisi çalışması ile somatik hücrelerimize ”telomeraz” enzimini kodlayabilecek bir gen dizilimine sahip bir vektör yerleştirmek gerekir. Yerleştirilecek bu vektörün aynı zamanda hiçbir hücrede toksititeye (zehir)neden olmaması ve uzun süre ekspresyon(çoğalma) yapabilme kabiliyetinde olması gerekir. Böyle bir tedavi yöntemini bulmak oldukça güç, maliyetli olduğu kadar iyi bir laboratuvar alt yapısı da gerektirir. Ayrıca hücrede oluşacak telomeraz seviyesini de belirlemek de zor olacaktır. Tüm bunlar düşünüldüğünde hala yaşlanmanın gizemi tam olarak çözülememiştir. Ancak yapılan çalışmalar gittikçe bizlere yol gösterme yaşamın gizemli olaylarını anlamaya yardımcı olmaktadır. Ayrıca çalışmalar sonucunda telomeraz takviyeli kremler, serumlar da karşımıza çıkmaya başlamıştır.

Sonuç olarak yaşlanmak bizler için doğal bir süreçtir ve önemli olan yaşlanırken sağlıklı, güzel ve yaşam dolu yaş almaktır. Bilim insanları tam olarak yaşlanmanın telomer kısalığı etkisini kanıtlayana kadar bizler sağlıklı beslenme, uyku düzeni, bol miktarda su tüketmek, vitamin takviyeleri ile vücudumuzu desteklemek ve artık yaşlanmayı önlediği kesin olan kolajen içerikli takviyeler kullanmaya devam edeceğiz gibi görünüyor.

1 cevap

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir