Yaşlanma zamanla hücre ve dokularda ortaya çıkan hasarların sonucunda meydana gelen ve ömür boyu devam eden bir süreçtir. Bu süreçler beslenme, çevre koşulları gibi bir çok etmenin de organizmada hasar oluşma hızı üzerinde önemli etkileri vardır. Bu yazımda sizler için yaşlanmanın biyolojik süreçlerin nasıl gerçekleştiğini ve tüm bu doğal süreçte sağlıklı ve güzel yaşlanmak için neler yapılması gerektiğini sizlere aktaracağım.

Yaşam boyunca pek çok süreç değişik düzeyde fizyolojik ve patolojik hasara yol açarak yaşlanmaya katkıda bulunur. Yaşlanma ile ilgili 1990 yılında yapılmış bir derlemede 300’den fazla teorinin bulunduğu belirtilmiştir. Bu konudaki bilgi birikimi her geçen gün artmaktadır. Hemen her yaşlanma modeli, yaşlanma ile ilgili tek bir mekanizmaya odaklansa da, yaşlanma oldukça karmaşık bir olay olduğundan tek bir mekanizma ile açıklanması mümkün gözükmemektedir. Bu konu hakkında yapılan tüm çalışmalar sonucunda; yaşlanma, bireyin dışarıdan gelen uyarılara karşı (çevre kirliği, sağlıksız beslenme, uyku problemleri gibi…) homeostazı yani vücudumuzun dengesini koruyamadığımız etkenlere bağlı olarak giderek zorlaştığı anlaşılmıştır. Örneğin, yaş ilerledikçe nörodejeneratif bozukluklar gibi birçok hastalığın sıklığı artar. Bağışıklık sistemimiz de meydana gelen değişikliklerle hem otoimmun hastalıklara hem de infeksiyonlara yatkınlık ortaya gittikçe artar. Kanser insidensinde belirgin bir artış gözlenir. Filogenetik bir terim olarak, yaşlılık oldukça yaygındır, fakat evrensel değildir. Tüm türlerde yaşa özgün mortalitede artış görülmez, bu zamanla ortaya çıkan eskime ve yıpranmanın yaşlanmanın önlenemez bir sonucu olmadığına işaret etmektedir. Doğal bir süreç olan yaşlanma elbette şimdilik engellenebilir olmasa da önlenebilir olduğu artık tüm uzmanlarca söylenmektedir. Tüm araştırmalar sonucunda kısaca yaşlanmanın önlenmesi için yapılması gerekenler ise;

SAĞLIKLI BESLENME

Cildimiz en büyük organımızdır. Bakteri, virüs ve diğer dış etkenlere karşı bariyer görevi yapan cilt, bedenin ilk savunma hattını oluşturarak, hava kirliliği veya güneş ışığı gibi çevresel faktörler ile mücadele eder. Cildin bu mücadelesi sırasında içeriden iyi beslenmesi gerekmektedir. Düzensiz beslenmenin yanı sıra vitamin ve antioksidan yönünden yetersiz oranda beslenme, zaman içinde kırışıklık, sarkma ve solgun görünüme neden olabilir. Bu nedenle dengeli ve doğru beslenme hem sağlığımız için hem de güzelliğimiz için çok önemlidir. düzensiz ve yanlış beslenme hem içerden hem de dışarıdan vücudumuza zarar verirken serbest radikal adı verilen maddelerin oluşumunu arttırır. Serbest radikaller ise vücudumuzun ve cildimizin yapısını bozar. Bununla birlikte antioksidanlar ise serbest radikaller ile savaşarak cildimizin sağlıklı ve güzel kalmasına yardımcı olur. Antioksidan bakımından en zengin besinler sebze ve meyvelerdir. Antioksidanlar bitkilerin renkli kısımlarında olduğu için rengi koyulaştıkça içeriği zenginleşir. Çilek, ıspanak, yaban mersini, kuru erik, pancar, brokoli, ahududu, böğürtlen, sarımsak, avokado, patlıcan, koyu yeşil yapraklı sebzeler, portakal ve kırımızı biber antioksidanlara örnek verilebilir. Ayrıca C,D ve E vitaminleri de çok güçlü antioksidan olup dışarıdan destek sağlanabilir.

EGZERSİZ

Fiziksel egzersizin yetersiz olması, fonksiyonel yetersizlik, eklem rahatsızlıkları gibi birçok kronik hastalığın önde gelen nedenlerinden biri olarak kabul edilir. Yaşın ilerlemesiyle fiziksel aktivitede görülen azalmanın sedanter yaşam tarzı mı, yoksa yaşlanmanın içsel etkileri mi olduğunu belirlemek güçtür. Sağlıklı bir yaşlanma süreci için düzenli aerobik ve kas kuvvetlendirme egzersizleri yapılmalıdır. Günde en az bir saat yürümek, yoga- yüzme gibi egzersizleri yapmak hem eklem, kas salığı için hem de kilo dengemizi korumak açısından çok önemlidir.

KİŞİSEL BAKIM

Elbette beslenme, egzersiz, uyku düzeni sağlığımız ve güzel yaşlanmamız için çok önemlidir. Ancak günümüzde giderek artan birçok kişisel bakım ürünlerinin faydaları da mevcuttur. Kolajen destekli serumlar, antiaging kremler gibi çok çeşitli markaların ürünleri bulunmaktadır. Bu hususta doğru markayı seçmek, hekime danışmak ve en önemlisi doğru şekilde doğru zamanda kullanmak çok önemlidir. Bu tür yardımcıları kullanmak için doğru bilinen yanlış ise 40’lı yaşlarda kullanmaya başlamaktır. bu ürünlerin faydasını görmek için 20’li yaşlardan itibaren kullanmaya başlamak gereklidir. Ayrıca bitkisel kaynaklı evde yapabileceğiniz peelingler de derimizdeki ölü hücrelerden arınarak cildimizin hava almasını, gözeneklerin açılarak derinlemesine temizlik yapılmasını sağlar.

Toparlayacak olursak yaşlanma çevresel birçok etmen nedeniyle gerçekleşen doğal bir süreç olup doğru beslenme, egzersiz yapma, kişisel bakım ürünleri kullanmak gibi hayatımıza kazandıracağımız etkili yöntemler sayesinde önlenebilir veya geciktirilebilir. Yaşlanma elbette olacaktır ancak güzel ve sağlıklı yaşlanma herkesin hakkıdır. Sizlerde okuduğunuz önerileri dikkate alarak sağlıkla ve güzellikle yaş alabilirsiniz.