Hiç kendinize şunu sordunuz mu: “Acıktım mı yoksa sadece sıkıldım mı?”
Hepimiz o buzdolabını dakikada bir açıp kapattığımız anları yaşadık. Ne yesek diye dolaşırken aslında aç olmadığımızı fark ederiz. Sadece bir şeyler yemek, o an daha iyi hissettirir. İşte bu davranış duygusal açlık olarak tanımlanır.
Peki, duygusal açlık ile gerçek açlık farkı nedir? Bu yazıda hem bu farkı keşfedecek hem de gereksiz atıştırma krizlerini nasıl yöneteceğinizi öğreneceksiniz.
Duygusal Açlık Nedir?
Duygusal açlık, stresli, üzgün, sıkılmış, gergin ya da çok mutlu hissettiğinizde yemek yeme isteği duymanızdır. Gerçek açlık ise vücudun enerji ihtiyacından kaynaklanır.
Duygusal açlık:
Genellikle aniden ortaya çıkar.
Belirli yiyeceklere (çikolata, cips) odaklanır.
Tok olsanız bile durmak zordur.
Gerçek açlık ise:
Yavaş yavaş hissedilir.
Her tür yemeğe açıksınızdır.
Doyunca yeme isteğiniz geçer.
1. Açlık Günlüğü Tutun
Farkındalık, duygusal yeme alışkanlığını fark etmek için ilk adımdır. Bunun için bir hafta boyunca bir defter taşıyın ve her atıştırma isteğinde şu soruları yanıtlayın:
Ne hissediyorum?
Ne yemek istiyorum?
Gerçekten aç mıyım?
Bu basit egzersiz, duygusal açlık tetikleyicilerinizi belirlemenizi sağlar.
2. Bir Bardak Su İçip 10 Dakika Bekleyin
Duygusal açlık genellikle 10-15 dakika içinde geçer. Bu süreyi atlatmak için:
Bir bardak su için.
Kısa bir yürüyüş veya oyalanacak bir şey bulun.
Su hem mideyi doldurur hem de beyne “Aç değilmişim” mesajını iletir.

3. Kan Şekerini Dengede Tutun
Duygusal yeme krizlerinin arkasında çoğu zaman kan şekeri dengesizlikleri yatar.
Dikkat etmeniz gerekenler:
Öğün atlamayın.
Ana öğünlerde protein (yumurta, yoğurt, kurubaklagil) ve lif tüketin.
Ara öğünlerde bir avuç fındık veya yoğurt tercih edin.
Gerekirse, doktor önerisiyle Omega-3 veya multivitamin desteği kullanabilirsiniz.
4. Bitkisel Desteklerden Yararlanın
Bazı bitkisel takviyeler, iştah yönetimini destekleyebilir. Örneğin:
Safrinside gibi doğal özler,
Melisa, rezene, papatya gibi rahatlatıcı çaylar,
duygusal açlığı yatıştırmada yardımcı olabilir.
Unutmayın, bu tür ürünler destekleyicidir ve doktor onayıyla kullanılmalıdır.
👉Safrinside içeren takviye ürünü buradan inceleyebilirsiniz.
5. Zihninizi Meşgul Edin
“Can sıkıntısından yeme” duygusal açlığın en yaygın formlarındandır. Alternatif olarak:
5 dakikalık yürüyüşe çıkın,
Nefes egzersizi ya da meditasyon yapın,
Kitap okuyun veya bir arkadaşınızı arayın.
Zihninizi meşgul tutmak, yeme davranışınızı azaltmanın en doğal yoludur.
6. Kendinizi Suçlamayın
Herkes zaman zaman duygusal açlık yaşayabilir; bu oldukça insani ve yaygın bir durumdur. Hayatın yoğun temposu, stresli anlar, duygusal dalgalanmalar ya da günlük rutinlerdeki değişiklikler, bizi yemeğe yönlendirebilir. Bu durum asla bir zayıflık ya da irade eksikliği olarak değerlendirilmemelidir. Aksine, bedenin ve zihnin verdiği sinyalleri fark etmek, kendinize karşı şefkatli olmanın ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirmenin bir parçasıdır. Önemli olan, duygusal açlığı fiziksel açlıktan ayırt edebilmeyi öğrenmek, bu döngüyü fark etmek ve zamanla bu dürtüleri sağlıklı yollarla yönetmeyi başarabilmektir.
Unutmayın ki katı diyetler, aşırı kalori kısıtlamaları ya da kendinize uyguladığınız baskıcı kurallar, bedeninizde ve zihninizde daha büyük yeme krizlerini tetikleyebilir. Bu durum, kısa vadeli sonuçlar verse de uzun vadede sürdürülemez bir döngüye yol açar. Bunun yerine, dengeli ve yeterli beslenmeyi bir yaşam tarzı hâline getirmek, gün içinde yeterli uyumak, bol su içmek ve size iyi gelen, keyif aldığınız aktiviteleri hayatınıza katmak, duygusal açlığı daha sağlıklı şekilde yönetmenize yardımcı olur. Kendinizi tanımak, ihtiyaçlarınızı anlamak ve duygularınızla besinler arasında sağlıklı bir denge kurmak, hem ruhsal hem fiziksel sağlığınız için atacağınız değerli adımlardır.
Küçük Bir Hatırlatma
Duygusal açlık; stres, hormon dengesi, beslenme düzeni ve uyku kalitesi gibi pek çok fizyolojik ve psikolojik faktörle yakından ilişkilidir. Bu nedenle, yalnızca geçici çözümler yerine köklü ve sürdürülebilir yaklaşımlar benimsemek önemlidir. Herhangi bir bitkisel destek ya da takviye kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız, sağlık açısından güvenli bir yol izlemenizi sağlar. Vitamin ve Omega-3 gibi takviyeler, bu süreçte destekleyici olabilir; ancak kalıcı bir etki yaratabilmeleri için mutlaka davranış değişikliği, duygusal farkındalık ve bilinçli yaşam alışkanlıklarıyla birlikte kullanılmalıdır. İçgörü kazanmak, sabırlı olmak ve bireye uygun doğru stratejileri belirlemek sayesinde duygusal açlığı kontrol altına almak ve sağlıklı beslenme düzenini oturtmak mümkündür.
Unutmayın: Her farkındalık, içsel bir dönüşümün başlangıcıdır ve bu yolculukta atılan her küçük adım, büyük değişimlerin habercisidir.
🧡 Daha fazla sağlıklı yaşam ve takviye önerisi için Beslenme ve Güzellik sayfamıza göz atmayı unutmayın!




Bu paylaşım gerçekten çok iyi denk geldi… Son zamanlarda duygusal yeme ataklarımın arttığını fark ediyorum ve hep sadece irade eksikliği sanıyordum. Oysa arkasında stres, uykusuzluk, hormonlar gibi ne çok şey varmış 🙏
Ben de bir süredir bitki çayları deniyorum; özellikle melisa ve papatya baya iyi geliyor. Bir arkadaşım Safrinside içeren bir takviye önermişti, şimdi daha çok ilgimi çekti. Tabii kullanmadan önce mutlaka doktoruma danışacağım. Böyle içerikler görmek moral veriyor, emeğinize sağlık 🧡